Kütüphaneler

Sosyoloji Bölümü İhtisas Kitaplığı

 

Sosyoloji Bölümü İhtisas Kitaplığı bölüm öğrencilerine ve araştırmacılarının Sosyolojiyle ilgili kaynaklara daha hızlı ulaşabilmesi amacıyla kurulmuştur. Uzun süredir faaliyet gösteren kitaplıkta özellikle klasik sosyolojiyle ilgili, artık bulunması kolay olmayan, eserler yer almaktadır. Kitaplıkta Türkçe kitapların yanısıra zengin içeriğe sahip Almanca, Fransızca ve İngilizce kaynaklara da ulaşılabilir.

Merkez Kütüphane

Bilim tarihçileri İstanbul Üniversitesi’nin başlangıcını Fatih Sultan Mehmet’in 15. yüzyılın ikinci yarısında kurdurttuğu medreseye dayandırır. İ.Ü. Merkez Kütüphanesinin dermesi de 15. yüzyıldan kalma Türkçe ve yabancı dilli yazmaları da içerir. Yirminci yüzyılın ilk çeyreğinde, ağırlıklı olarak yazma ve eski harfli Türkçe basma eserlerden oluşan dermesi, 1928 harf devriminden sonra, yeni Türk alfabesiyle basılmış eserlerle zenginleşmeyi sürdürmüş, Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanunu (1934) kapsamına alınınca da, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sınırları içinde basılan eserleri toplamaya başlamıştır. Dermesiyle yüzyılları, dilleri ve yazıları birbirine eklemeyi beceren en eski ve en büyük üniversite kütüphanemizdir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti’nin kuruluşu (23 Nisan 1920) ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanını (29 Ekim 1923) izleyen yıllarda Darülfünun Kütüphanesi adını taşıyan bu kütüphane, 1933 yılında gerçekleşen üniversite reformuyla İstanbul Üniversitesi Merkez Kütüphanesi adını almıştır. İlk yöneticisi Hasan Fehmi Ethem Karatay, yurt dışında kütüphanecilik yüksek lisans öğrenimi görmüş bir mimardır.

1982 yılında yürürlüğe giren 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunuyla, İstanbul Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı adıyla, İstanbul Üniversitesi’nin fakülte, bölüm, enstitü ve araştırma merkezleri kütüphaneleriyle birlikte çalışmaya başlamıştır.

Teknolojinin son olanaklarından yararlanarak, aranılan bilgi-belgeye erişimi kolaylaştıran, verdiği hizmetlerle Üniversitemizi ulusal ve uluslararası alanda temsil edebilecek bir kütüphaneler sistemine sahip olan İstanbul Üniversitesi, Merkez kütüphanesi yanında Nadir Eserler Kütüphanesi ve yaklaşık 5400 eser barındıran bölüm kitaplıklarıyla da kullanıcılara hizmet vermektedir.

Fakülte Genel Kitaplığı

Edebiyat Fakültesi Genel Kitaplığı’nın bugünkü şekli ile kuruluşu 1962 yılındadır. Kitap sayısı 57000 olup 82 tane yazma kitap ve 11 adet yazma defter vardır. 11000 süreli yayının bulunduğu kitaplıkta izlenen 150 süreli yayın sayısı ödenek azlığı yüzünden düşürülmüş, ödeme ile izlenen süreli yayınlar 60 dolayına inmiştir. Değişim ve bağışlar bu sayının dışındadır. Genel kitaplıkta ayrıca 172 Doçentlik tezi ve 1964’ten bu yana 654 Doktora tezi, 774 Yüksek lisans tezi ile 15291 Lisans tezi örneği vardır. Geniş okuma salonu dışında, bir deposu bulunmaktadır. Kitaplıkta yer kataloğu, seri kataloğu, süreli yayın kataloğu, tez kataloğu, toplu katalog, başvurma kataloğu bulunmaktadır. Fakülte’nin öğretim üyeleri, öğrencileri ve personeli ile, dışarıdan gelen araştırmacılara hizmet vermektedir.

Kütüphane Edebiyat Fakültesinin 3. katında bir okuma salonu ve açık raflardan oluşmuş dermesi, nadir eserler bölümü, doktora ve doçentlik tezlerinin bulunduğu bölümler ile hizmet vermektedir. Bununla beraber kütüphaneye ait iki büyük depo, ayrıca lisans tezlerinin yerleştirildiği 2 tez odası bulunmaktadır.

Yararlandırma hizmeti kütüphane içi ve dışı olmak üzere iki türlüdür. Kütüphane içi hizmet fotokopi ve salonda faydalanma olarak sunulmaktadır. Kütüphane dışı hizmet ise üniversite akademik personeline 15 gün süreyle, en fazla 5 eser olmak üzere ödünç verilebilir. Nadir eserlerin kullanım koşulu Dekanlık iznine bağlıdır. Bu eserler, 5846 sayılı Kanunun 2936 sayılı Kanunla Değişik 46 ncı maddesine göre Bakanlar Kurulu’nca 25/9/1986 tarihinde kararlaştırıldığı “Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Ait Eserlerden Faydalanma Usul ve Esasları Hakkında Tüzük” uyarınca hizmete sunulmaktadır.

Nadir Eserler Kütüphanesi

İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi; Atatürk’ün emriyle, Yıldız Sarayı Kütüphanesinin Üniversiteye nakli ve fakülte kitaplıklarındaki eserlerin bir araya toplanması sonucu kurulmuştur.

1912 yılında Mimar Kemalettin Bey tarafından kadıların yetiştirilmesi için yapılan Medreset’ül Kuzzat olarak bilinen bina, önce üniversitenin tüm kitaplarının mekanıyken, daha sonra yapılan bir ayırımla; harf devrimi öncesi kitaplar (Osmanlıca, Arapça, Farsça olan yazma ve basma eserler, albüm, ve eşyalar) ile harf devrimi sonrası Latin alfabesiyle basılan kitaplar olarak ayrılarak iki ayrı kütüphane oluşturulmuştur.

Harf devrimi öncesi el yazması ve matbu eserlerin bulunduğu kütüphane Nadir Eserler Kütüphanesidir. İstanbul Üniversitesinin kurulmasından bu yana çeşitli adlarla anılan kütüphane (Nadir Eserler Kütüphane ve Müzesi, Kitap Sarayı, Nadide Eserler Kütüphanesi vb.) şu anda İ.Ü. Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı’na bağlı olarak Nadir Eserler Kütüphanesi olarak bilinmektedir.

1999 İstanbul depremiyle uzun bir süre kapalı kalan kütüphane daha sonra 2003 yılında Rektörlük binasında hizmete açılmış, restore edilen binasının tamamlanmasıyla da (Vakıflar tarafından Kütüphane olarak kullanılmak kaydıyla Üniversiteye tahsis edilen binaya) 2006 yılında kitaplar yeniden eski mekânlarına dönmüşler ve burada hizmet vermektedirler.

Kütüphanenin yerli ve yabancılar tarafından tanınması; Yıldız Saray Kütüphanesi’nden gelen ve dünyada tek nüsha olan değerli kitaplar, Padişah yazması divanlar ile o dönemin birçok önemli şahsiyetinin kitap koleksiyonlarının kütüphanede birleşmesiyle olmuştur. Ayrıca II. Abdülhamit döneminde Padişahın gözü kulağı olduğu ve İmparatorluktaki gelişmeleri takip ettiği, önemli bir arşivleme çalışması olan 36.585 adet fotoğrafta bu ünün yayılmasını sağlamıştır.

Kütüphanede Halis Efendi, Mollazade İbrahim Bey, Osmanlı İmparatorluğu’nun son şeyhülislamlarından olan Pirizade Mehmet Sahip Molla (1838-1910) gibi dini ilimler sahasının, Sultan Abdülmecid devrinin mareşallerinden Rıza Paşa (1809-1877) ile Hakkı Paşa, İbn’ül Emin Mahmut Kemal İnal gibi siyaset ve fikir dünyamızın son derece önemli simalarının koleksiyonları vardır.

Nadir Eserler Kütüphanesi’nde 9943 Türkçe yazma, 6967 Arapça yazma, 1618 Farsça yazma ve diğer değişik dillerde (Almanca, Fransızca, İngilizce, İtalyanca, Rusça, Rumca, Ermenice, Arnavutça) 81 adet yazma olmak üzere, toplam 18.606 adet yazma eser bulunmaktadır.

Osmanlıca matbu kitapların toplamı 25.375 adettir. Baskı albüm 693, Albüm 911, Harita 1350, 212 Müzik notası, 554 Gazete, 345 Dergi, 28 Hat ve levha, Latin harfli Avrupa Nadir Eser denilen kitaplar 4300 adedi bulmaktadır.

Yakın dönem tarihimizin önemli şahsiyetlerinden tarihçi, müzeci, edebiyatçı ve mutasavvıf İbn’ül Emin Mahmut Kemal İnal’ın Üniversitemize bağışladığı kişisel eşyası ile 568 adet hat ve levhası, 3808 adet el yazması ve matbu eseri kütüphanede bulunmaktadır.

İstanbul Üniversitesi Konservatuarı’ndan gelen yazma notalar, el yazması kitaplar ve hamparsumlar, müzik kitapları ve süreli yayın ile plaklar da kütüphanenin Müzik Eserleri Biriminde okuyuculara sunulmaktadır.

Kütüphane de Atatürk’ün 1936 yılında kütüphaneden ödünç alıp okuduğu ve bazılarına işaretler düştüğü kitaplar da sergilenmektedir.

Kütüphane; üniversite öğrencileri, yüksek lisans ve doktora çalışması yapan öğrenciler ile araştırmacılar ve öğretim üyelerine hizmet vermektedir.

Okuyucular Okuma Salonu’nda bulunan basılı ve kart kataloglarından yararlanarak istedikleri kitabın künyesine ulaşmakta, istedikleri eser dijital ortama aktarıldıysa bilgisayarlardan eseri inceleyebilmekte, dijital ortama aktarılmayan eserlerin de orijinalleri okuyucuya çıkarılmaktadır.

Eseri elde etmek isteyenler bir form doldurarak isteklerini belirtmekte, eser CD’ye aktarıldığında ise belirli bir ücret karşılığında esere sahip olabilmektedirler.

Süleymaniye Kütüphanesi

Üniversitemizin yanı başında bulunan Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesi yazma eser bakımından dünyanın en önemli kütüphaneleri arasındadır. Kütüphane 1927′de “Tevhid-i Tedrisat Kanunu” ve “Tekke ve Zaviyelerin Kapatılmasına Dair Kanun” ile İstanbul’daki Yazma Eser Kütüphaneleri Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesinde toplanması ile oluşturulmuştur. Kanuni Sultan Süleyman’ın kurmuş olduğu kütüphane bu kütüphanenin nüvesini oluşturmuştur.

Kütüphanedeki 106 koleksiyonda toplam 72.839 cilt kadar yazma ve 120.000 basma eser bulunmaktadır. Bunlardan 12.000 cilt kitap Türkçe; 50.000 cilt Arapça; 3.680 cilt ise Farsçadır. Haftanın yedi günü saat 9-19 arasında açık olup giriş serbesttir.

UNESCO tarafından oluşturulan “Dünya Belleğine giren ve Türkiye’de bulunan 3 dökümandan biri olan İbni Sina’nın elyazmaları da bu kütüphanede bulunmaktadır.  Kütüphanedeki koleksiyonlardan en değerlileri Ayasofya, Bağdadlı Vehbi, Carullah, Damat İbrahim, Esad Efendi, Fatih, Hacı Mahmud, Hamidiye, Kılıç Ali, Laleli, Reisülküttap, Süleymaniye, Şehid Ali ve Yeni Cami koleksiyonlarıdır.

Beyazıt Devlet Kütüphanesi

Türkiye’de bir Millî Kütüphane kurma fikri ilk defa Tahir Münif Paşa tarafından seslendirildi. 1871 yılında, Maarif Meclisi başkanlığında bulunduğu sırada bu konuda bir de lâyiha kaleme almıştı. On yıl sonra, aydınlar ve bazı devlet adamları, devlet eliyle, geniş kitlelere hizmet sunabilen, ülkede basılan bütün eserlerin toplanabileceği, satın alma ve bağışlarla sürekli zenginleşebilecek bir kütüphane kurmak için harekete geçtiler (27 Eylül 1882). Böyle bir kütüphanenin ne kadar önemli olduğunu hemen kavrayan Sultan II. Abdülhamid’in iradesi de çıkınca, mekân olarak seçilen II. Beyazıt külliyesi imaret kısmı restore edildi ve literatüre “ilk millî kütüphane” olarak geçen Kütüphane-i Umumî-i Osmanî, bugünkü adıyla Beyazıt Devlet Kütüphanesi, 24 Haziran 1884 tarihinde raflarına bir takım Naima Tarihi konulmak suretiyle dualarla açıldı. II. Abdülhamid, kütüphanenin açılması için şahsi bütçesinden da yardımda bulunmuştu.

İstanbul Üniversitesi, Beyazıt Camii ve tarihî Sahaflar Çarşısı arasında, Beyazıt Meydanı’na bakan tarihî binada 1884 yılından beri hizmet veren Beyazıt Devlet Kütüphanesi, devlet eliyle kurulan ve oluşum şartları bütün ayrıntılarıyla bilinen ilk kütüphanemizdir. Kuruluşunun üçüncü yılında kitap sayısı 4164, otuzuncu yılında ise 23.320’e ulaşan bu kütüphanenin önemi, Türkiye’ye matbaanın girişinden Harf Devrimi’ne kadar geçen 200 yılda 40 bin kadar kitap basıldığı göz önüne alınırsa, daha iyi anlaşılacaktır.

21 Haziran 1934 tarihinde çıkan 2527 sayılı Derleme Kanunu’ndan yararlanan altı kütüphanede biri de Beyazıt Devlet Kütüphanesi’ydi. 1961 yılında toplanan 7. Milli Eğitim Şurası’nda özel bir statüye kavuşturularak bir devlet ve derleme kütüphanesi olarak yeniden teşkilatlandırılan bu kütüphane, Derleme Kanunu yürürlüğü girdikten sonra basılı eser akışı olağanüstü hızlandığı için zamanla yer darlığı çekmeye başlamış, bu yüzden okuyucularına sağlıklı hizmet veremez hale gelmişti. 1974 yılında bitişiğindeki eski Dişçilik Mektebi’ni alınınca mekân olarak epeyi rahatladı. 1205 metre kare üzerine üç katlı olarak planlanan bina ortadan ikiye ayrılmış, bir kısmına idare ve okuma salonları yapılır, diğer kısmına ise bir milyondan fazla kitabı alacak şekilde altı kat çelik konstrüksiyon depo inşa edilmiştir.

Beyazıt Devlet Kütüphanesi, koleksiyonunda bulundurduğu, 11 bin 120 adedi yazma olmak üzere 40 bin’in üstünde nadir eser, 26 bin çeşit dergi, Türkiye’de çıkan bütün gazeteler, 500 bini aşkın yeni harfli kitap, harita, afiş, banknot, nota, posta kartı, pul, plak, ses kaseti, CD, film olmak üzere dünyanın sayılı, Türkiye’nin ise en önemli kütüphanelerinden biri konumuna ulaşmıştır.

Kütüphanenin ikinci katına görme engelli okuyuculara hizmet vermek amacıyla 1992 yılında özel bir bölüm açıldı. Açıldığı günlerde bir teyp ve bir mikrofonla gönüllü okuyucular tarafından kasetlere kitapların okunduğu bu bölümde bugün son teknoloji ile donatılmış altı adet özel yalıtımlı ses kayıt odası vardır ve doğrudan dijital ortama kayıt yapılmaktadır.

Koleksiyon: Kütüphanedeki toplam doküman sayısı 1.000.000’a yakındır. Bunlardan 513.128 adedi kitaptır. Kitaplardan 11.120 adedi yazma, 28.300 adedi Arap harfli basma, 66.389 adedi diğer dillerdedir. Çeşit olarak Süreli yayın sayısı 26.386’dir. Ayrıca 34.641 adet kartpostal ve fotoğraf, 165 adet banknot, 2157 adet pul, 550 adet taş plak, 393 harita, 7055 adet afiş bulunmaktadır.

Aynı anda yaklaşık 400 kişi kütüphaneden yararlanabilmektedtir.