2. Yüzyılının Başında Türkiye’de Coğrafya Konulu Toplantı 1-2 Ekim Tarihlerinde Bölümümüz Ev Sahipliğinde Yapıldı.

Bölümümüz ev sahipliğinde,  Türk Coğrafya Kurumunun katkılarıyla düzenlenen ve Türkiye’de Coğrafya biliminin başlangıcı olarak kabul edilen İstanbul Darülfünun’da ilk Coğrafya derslerinin başlamasının 100. yılında, coğrafyanın bugünü ve geleceği ulusal bir toplantı ile tartışıldı. Toplantının ilk günkü açılış ve sunumları Avrasya Enstitüsü Konferans salonunda gerçekleştirilmiştir. Açılışa Fakültemiz Dekanı sayın Prof. Dr. Mustafa Özkan’ın yanı sıra ülkemizin farklı üniversitelerinde yer alan Coğrafya Bölüm Başkanları ve öğretim üyeleri, Coğrafya Bölümümüzün öğretim üye ve yardımcıları, öğrenciler ve Coğrafya öğretmenlerimiz katılmışlardır. 170’i aşan katılımcı ile gerçekleştirilen açılışta Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Barbaros Gönençgil, Türk Coğrafya Kurumu Başkanı. Y. Doç. Dr. T. Ahmet Ertek ve Fakültemizin Dekanı sayın Prof. Dr. Mustafa Özkan birer konuşma yapmışlardır. Bölüm Başkanı Prof. Dr. Barbaros Gönençgil konuşmasında Coğrafya’nın önemi ve ülkemizdeki başlangıcına değinerek özetle şunları söylemiştir: Tüfek, Mikrop, Çelik kitabının yazarı Amerikalı antropolog ve tarihçi Jared Diamond, kitabının bir bölümünde “dünyada kazananlar ile kaybedenleri coğrafyalar belirler” demektedir.  İlk coğrafi keşif denemeleri 14. yüzyılın başlarında başlamış ve sonrada hızlanarak 15 ve 16. yüzyıllarda da devam etmiştir. Gerçekte “Küçük Buzul Çağı” diye adlandırdığımız ve küresel sıcaklıkların bugüne göre ortalama 1 ila 3 derece daha az olduğu ve buna paralel olarak şiddetli kuraklıkların yaşandığı bir döneme denk gelse de coğrafi keşifler, yeni kaynak arayan insanlar için aynı zamanda “dünyayı keşfetme” anlamı taşımıştır. Coğrafya, önceleri biraz da keşiflerden esinlenerek bir “tasvir” bilimi gibi görülse de ve hatta bu görünüm ülkemiz orta öğretim müfradatında yakın yıllara kadar devam etse de, bu gün artık “kazananlar” için coğrafya, dünyayı tanıma ve anlama bilimidir. Bu açıdan ülkemizin bugün içinde bulunduğu ve adeta “verimli hilal”den “ateş çemberi”ne dönem bu coğrafyada olup biteni anlamak ve buna göre gelecek stratejisi belirlemek yine iyi bir coğrafi sentezle mümkün olabilecektir. Tarihçiler, İstanbul Darülfünunun kuruluşu ile ilgili farklı tarihler verseler de biz Coğrafyacılar için 1915 yılı, İstanbul Darülfünunun içinde Coğrafya derslerinin ilk defa yer alması ile anılmaktadır.  Ve bugün bağlı olduğumuz Edebiyat Fakültesini simgeleyen dört yapraktan birinin Coğrafya bölümümüzü temsil etmiş olması da, bölüm tarihimizi, dolayısıyla Türkiye’de coğrafyanın tarihini 100 yıl geriye götürebilmektedir. Türk Coğrafya Kurumu Başkanı Y. Doç. Dr. T. Ahmet Ertek, kurumun kuruluşundan bu yana gerçekleştirdiği çalışmalar ile geçirdiği evreleri ve günümüzde gelinen noktayı dinleyicilerle paylaşmıştır. Bu çerçevede özellikle 2020 yılında İstanbul’da İstanbul Üniversitesi salonlarında yapılacak olan Uluslararası Coğrafya Birliği (IGU), 34. Uluslararası Coğrafya Kongresinin önemine dikkat çekmiştir. Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Özkan ise aslında Darülfünun’da ilk Coğrafya konferanslarının 1850’li li yıllara gittiğini, birkaç yıl süren o dönemde halka açık derslerin olduğunu, ancak 1915 sonrasında birçok yabancı hoca fakülte bünyesinde dersler verirken, tanınmış Alman Coğrafyacı Ernst Obst’un da Osmanlı Coğrafyası ve Beşeri Coğrafya derslerini  verdiğini, I. Dünya Savaşı’nın bitiminde Edebiyat Fakültesi’nin Edebiyat, Tarih, Felsefe, Coğrafya olmak üzere dört ana bölüme ayrılmış olduğunu ve bu bölümlerin fakültenin temelini teşkil ettiğini, bu nedenle Fakülte ambleminde yer alan 4 yapraklı zeytin dalının yapraklarından birinin Coğrafyayı temsil ettiğini ifade etmiştir. Bu açıdan Coğrafya Bölümünün ülkemize bir çok tanınmış Coğrafyacı kazandıran bir bölüm olduğunu belirtmiştir. Daha sonra çağrılı tebliğ vermek üzere Prof. Dr. Nazmiye Özgüç ve Prof. Dr. Ayda Eraydın (ODTÜ) söz almışlardır. Prof. Dr. Nazmiye Özgüç, Türkiye’de özellikle 1915 ve sonrasında Coğrafya’nın gelişimini bazı esprili anekdotlarla birlikte aktarmıştır. Prof. Dr. Ayda Eraydın ise ekonomik kalkınma ile Coğrafya arasındaki etkileşim üzerinde durmuştur. Programın öğleden sonraki sunumları ise; Prof. Dr. Mustafa Mutluer (Ege Üniversitesi), Prof. Dr. Mehmet Somuncu, Prof. Dr. İhsan Çiçek, Doç. Dr. Murat Yüceşahin (Ankara Üniversitesi), Prof. Dr. Murat Türkeş ve Y. Doç. Dr. T. Ahmet Ertek (İ.Ü) tarafından gerçekleştirilmiştir. Programın ikinci günü Coğrafya bölümlerinin ve Coğrafya mesleğinin bazı sorunları ile mücadelede atılacak adımları belirlemek üzere çalıştay ve genel değerlendirme oturumları ile fakültemiz Kurul Odasında gerçekleştirilmiştir. Bu çalıştay ve değerlendirmelere göre, “Dünya ile Entegrasyon Açısından Türkiye’de Orta ve Yüksek Öğretimde Coğrafya Eğitimi, Puan Türü, Sorunlar-Eğilimler”, “Kamu ve Özel Sektör Açısından Türkiye’de Coğrafya Mesleki Yeterlilikleri”,  “Coğrafyada Bilimsel Yayınlar”  konularında kararlar alınmıştır. Söz Konusu kararlar ayrıca tüm meslektaşlarımızla paylaşılacaktır.
05/10/2015
1821 defa okundu

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi

Ordu Cad. No. 196, 34459 Laleli / İstanbul

Tel: 0 (212) 440 00 00